Jeopolitik ve ekonomik dengeler

by karakoyclub

ABD Hazine tahvilleri görece biraz daha istikrarl seyretse de, Biden’in konuşmasının ardından Rusya-Ukrayna krizinin etkisinin geri adım atması nedeniyle Salı günü ön uçlarda baskı yaptı. Fed’in Mart toplantısına geri dönen ve 50 baz puanlık faiz artışını fiyatlayan gecelik swaplar, getirilerdeki yukarı yönlü eğilimin ağırlıkta olmasını sağlıyor. UST 2Y getirisi %1.56’ya yükselirken, çok izlenen UST 10Y %1.95’e yükseldi. 2-10 yıllık spread 39 seviyesine düşmüş oldu. Ancak ABD tahvillerindeki alımların jeopolitik kaynaklı olduğunu düşünürsek, resesyon fiyatlamasından uzak bir düzlemde piyasa ilerlemektedir. Fed’in hareket aralığına ilişkin belirsizliklerin jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki eksen etkisiyle artması söz konusu olabilir. PCE verilerindeki eğilim çok kritik ve Fed’in üzerindeki enflasyon baskısı, sıkılaşmanın derecesini de belirleyecektir.

Veri cephesinde, hem 19 Şubat haftasındaki ilk işsizlik başvuruları hem de yarın açıklanması beklenen 4Ç21 GSYİH verilerine sahibiz

Türk varlıkları, Batı ile Rusya arasında Ukrayna nedeniyle artan jeopolitik gerilimlerin risk iştahını vurmasıyla geriledi. Mevcut jeopolitik risk ekseninde, Türkiye’nin özellikle enflasyonist dengeleri ve buna bağlı olarak borçlanma profile olumsuz etkilenebilir. En zorlayıcı etken elbette petrol fiyatlarındaki artış olacaktır. Stratejik dengeler de önemli elbette. Rusya’nın Türkiye açısından enerji akımı ve turizm açısından önemli bir ekonomik partner olması, ülkenin durumunu doğrudan ilgilendirmektedir.

2 yıllık devlet tahvilinin faizi %21 bandı üzerine çıkmış durumda. CDS’de ise son jeopolitik gelişmelerin etkisiyle 545 seviyesi izlenmektedir. Ülkenin gelecek hafta açıklanacak olan 2021 GSYH büyümesinin güçlü çift hanede olması beklenirken, mevcut ekonomik ve jeopolitik risk dengeleriyle büyümenin 2022 yılında %4 bandına yavaşlayacağını düşünüyoruz. Enflasyon cephesinde ise, her ne kadar kur korumalı mevduat ile beraber döviz kurlarındaki hareket durulsa da, enerji fiyatlarından gelen ilave etkilerin risk teşkil edebileceğini ve cari denge kompozisyonunu da olumsuz etkileyebileceğini değerlendiriyoruz. 3 Mart günü açıklanacak olan Şubat enflasyon verilerinde muhtemelen %50-55 bandı içine doğru olan bir hareketi gözlemleyeceğiz.

Merkez Bankası’nın Eylül ayından beri sürdürdüğü gevşeme döngüsünü önden yüklemeli devam ettirdikten sonra, politikayı gevşek zeminde tuttuğunu ve durum değerlendirmesi periyodu içerisinde olduğunu düşünüyoruz. Bu kapsamda, mevcut ekonomi perspektifi çerçevesinde bir süre faizlerde hareket olmasını beklemiyoruz. Merkez Bankası’nın %48,7 olan enflasyona rağmen, bir repo faizi artışı yapmasını şu aşamada öngörmüyoruz.

Kaynak Tera Yatırım
Hibya Haber Ajansı

Related Posts

Leave a Comment